Vakti zamanında bir mümin camide vaaz dinlerken hocanın şu sözleri dikkatini çekmiş; "Allah (cc) için yaptığınız hayrı fazlasıyla verir, örneğin 1 verirseniz 10 verir, 10 verirseniz 100 verir, 100 verirseniz 1000 verir" demiş. Dinlemekte olan kişi bunun iyi olduğunu düşünür ve tüm varlığını fakire, fukaraya bağışlamış ve beklemeye başlamış ancak gel zaman git zaman adamın beklediği bir türlü olmamış artık iyice yokluğa düşmüş, daha sonra bir hamamın bahçesinde bulunan ağacın altında yaşamaya başlar, hamamın sahibi bir gün dayanamaz çağırır ve der ki; "Gel bu hamamın külhanını yak hem karınını doyurursun hem de yatacak bir yerin olur." Zor durumda bulunduğundan kabul etmekten başka ihtimali yoktur ve işe başlar, bir zaman sonra hamamın sahibi vefaat eder. O muhitin eşrafı gel bak bu hamamcının eşi dul kaldı al bunu hem kadına eş olursun hem çocuklarına baba olursun hem de yıllardır karın tokluğuna çalıştığın işin başına geçersin. Adam bu güzel teklifi mantıklı bulmuş ve hamamcının dul kalmış eşi ile evlenmiş ve hamamın başına geçmiş ve zamanında fakire fukaraya dağıtmış olduğu mal varlığını fazlasıyla elde etmiş olur.
Yıllar sonra yine o camiye gitmiş ve yine aynı imamın vaazında aynı konuyu anlatmaktaymış ve tam Allah verdiğinizin kat be kat fazlasını verir diyecekken bizim mümin kardeşimiz kalmış ve "Bir dakika! Tamam Allah (cc) bu verdiğinizin fazlasını veriyor ama bir de KÜLHAN var ona dayanmak çok zor bunu da belirtin lütfen!" demiş.
Türk Dil Kurumunda tanımlandığı üzere;
"Külhan: Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak, cehennemlik."
"Külhan: Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak, cehennemlik."