Müdür, müdür müdür? Verimli çalışma teknikleri ve zaman yönetimi olarak iki
ana başlıkta toplanmış ve olabildiğince bol özlü söz, hikâye ve fıkra
içeriğine sahip olan kitap bir solukta okunabilecek nitelikte. Asıl
dikkat çeken ise kitabım ismi olsa gerek “Müdür müdür müdür?” böyle bir soru
cümlesini Türkçe dışında herhangi bir dilde kurmak mümkün müdür acaba!
Kutatgu Bilig'den Yöneticilere Öğütler;
1- İnançlı ol; Allah'a sığın onun emirlerine itaatsizlik etme! Allah'tan ne
gelirse ona razı ol! Ey nimet sahibi olan kimse, şükret.
2- Akıllı ol: Akıl senin için iyi ve
yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir. Akıl bir
meşaledir. Kör için göz, ölü için can, dilsiz için sözdür. Anlayış ve bilgi çok
iyi şeydir; eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık. Bütün iyilikler
bilginin neticesinde meydana gelir.
3- Adaletli ol: İşi adaletle yap, buna
gayret et. Hiç bir zaman zulüm etme. Gönlünü ve dilini doğru tut! Başkasının
zararını isteme, kendin de zarar verme. Hangi işe girersen önce sonunu düşün.
Sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir. İnsan nadir değil,
insanlık nadirdir. İnsan az değil doğruluk azdır.
4- Merhametli ol: Ey asil insan!
İnsanlığını elinden bırakma, insanlığa karşı daima insanlıkla muamele et. Bütün
halka içten gelen merhamet göster. Hep iyilik yap, kendi bencil isteklerine
hâkim ol. Kötülük edersen, kötülüğün karşılığı pişmanlıktır. Elinden gelirse,
kötülüğün inadına iyilik yap. Kötülük değersiz bir şey olduğu için, onu yapan
da değersizdir. Daima iyilik yap ki, kendi de iyilik bul. İnsanların seçkini
insanlığa faydalı insandır. Halk nazarında muteber kimse, merhametli olan
insandır.
5- Sabırlı ol: İşe acele ile girişme,
sabır ve ihtiyat ile hareket et. Acele yapılmış olan işler yarın pişmanlık
getirir. Hiçbir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut. Sabırlı insanlar arzularına
erişirler. Öfke ve gazapla işe yaklaşma; eğer yaklaşırsan ömrü heder edersin.
Diline ve gözüne sahip ol. Boğazına dikkat et, az ye, fakat helal ye. Huzur
istersen zahmet ile birlikte gelir. Sevinç istersen kaygı ile birlikte bulunur.
6- Kanaatkâr ol: Her bakımdan tam zengin
olmak istersen, kanaatkâr ol. Böylece kendi nasibini elde etmiş olursun. Bu
dünya renkli bir gölge gibidir, onun peşine düşersen kaçar; sen kaçarsa seni
kovalar. İnsan, binlerce yaşasa, arzu ettiği şeylere kavuşsa bile, yine dileği
bitmez. Menfaat sandalye gibidir başının üstüne alırsan seni küçültür, ayağının
altına alırsan seni yükseltir. Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül
bağlama. Fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç. İnsanın bunca zahmet
çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir: mal toplar, ama yiyemez; öldükten sonra da
vebali altında kalır. Çok mal açgözlüyü doyurmaz. Ölüm gelince pişman olur
fakat artık işleri yoluna koyamaz.
7- Güzel sözlü ol: Hangi işe olursa olsun,
sen onu tatlı dille karşıla. Her işte tatlı dil kullanırsan saadet sana
bağlanır. Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü
gözdür. İnsan sözünü dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar: Bak doğan
ölür; ondan eser olarak söz kalır. Sözünü iyi söyle ki ölümsüz olasın. Çok
dinle fakat az konuş. Sözü akıl ile söyle ve bilgi ile süsle.
8- Alçak gönüllü ol: Gurur faydasızdır, o
insanları kendinden soğutur. Alçak gönüllülük ise insanı yükseltir. Büyüklük
taslayan, kibirli ve küstah adam, tatsız ve sevimsiz olur. Kibirli insanın
itibarı günden güne azalır. Elini uzatarak gökteki yıldızları tutsan ve başın
göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin. Kara toprak altındaki altın, taştan
farksızdır. Oradan çıkınca, beylerin başında tuğ tokası olur. İnen yükselir,
yükselen iner, parlayan söner ve yükselen durur.
"İnsanları sadece ceza ile yönetirseniz, onlar bir daha yanlış
yapmazlar, ancak şeref ne utanma duygusuna da sahip olamazlar, İnsanları
erdemle ve ahlak kuralları ile idare ederseniz, o zaman şeref ve utanma
duygularına sahip olurlar, hem de doğruyu ve iyiyi yapmaya çalışırlar."
(Konfüçyüs)
Zaman yönetimi, amaçlara ulaşmak, yapılan işleri denetlemek, kişinin kendi motivasyonunu geliştirmek açısından önemli görülen bir kişisel performansı geliştirme tekniği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Zaman diğer kaynaklardan farklı olarak alınıp satılamaz, biriktirilemez, başkasından aktarılamaz, depolanamaz, üretilemez, çoğaltılamaz ve değiştirilemez. Ancak tasarruflu kullanılabilir.
Yoğun çalıştığımız dönemlerde bir türlü
yetmeyen boş olduğumuzda ise bir türlü geçmek bilmeyen, yeterli olmadığından
şikayetçi olduğumuz, tasarruf etmeye çalıştığımız ancak bir türlü
yakalayamadığımız şeydir zaman. Zamanı hakkında söylenebileceklerden bazıları şunlar olabilir;
- Zaman yönetilemez daha verimli
kullanılabilir,
- Zaman harcanabilir, çarçur
edilebilir, ama biriktirilemez,
- Zaman biriktirilemez, tasarruf
edilebilir,
- Zaman durdurulamaz, geriye
alnıp başlatılamaz,
- Zamanla yarışabilirsiniz, ama
asla onun kadar hızlı koşamazsınız
"Zaman öldürmek, en pahalı harcamadır." Honore de Balzac
Zamanımızı verimli kullanmak için çeşitli yollara başvuruyorken aynı zamanda bu verimliliği baltalamaya çalışan tuzaklar da karşımıza çıkacaktır bu tuzaklardan bazıları şunlardır;
- Telefon görüşmeleri
- Sosyal medya paylaşımları
- Beklenmeyen ziyaretçiler
- Hayır diyememek
- Plansızlık
- Önceliklerin yokluğu
- Dağınıklık, düzensizlik
- Kararsızlık, ertelemecilik
- Gereksiz ayrıntılarla uğraşmak
- Önyargılar
- Dedikodular
- Yetersiz, yanlış bilgi
Herşeyden önce zaman bize boşu boşuna tüketmemiz için verilmiş bir olgu değildir. Boşa geçirdiğimiz her anın hesabının sorulacağını unutmadan, bulunduğduğumuz zamanın kıymetini bilerek yaşamaya çalışalım.
"Beş şeyden önce, beş şeyin kıymetini bil: İhtiyarlıktan önce
gençliğin, hastalıktan önce sağlığın, fakirlikten önce zenginliğin,
meşguliyetten önce boş zamanın, ölümden önce hayatın" (Hadis-i
Şerif)
