Yedi-Sekiz (7-8) Hasan Paşa Fırını (Beşiktaş)

     Beşiktaş’ın ünlü kurabiyecisi Yedi Sekiz Hasan Paşa Fırını'na  ismini veren Hasan Paşanın kariyerindeki dönüm noktası ve 7-8 diye anılmasının nedenini paylaşmak istiyorum.
Cennet Mekân Sultan Abdülhamid Han'ın şehzade olduğu zamanlarda yaşandığı aktarılan bir olay,bu önemli şahsiyetin tarihimizde yer almasını sağlamıştır.
Şehzade Hamid Efendi,faytonuna binmiş Beşiktaş sularını sırtlarına vermiş, Levent’e doğru ilerlemektedirler. Önlerindeki yol az ileride kesilir. Birkaç asker, başlarındaki onbaşı ile yolun ortasında durmakta ve gelen arabaları başka bir yola sevk etmektedirler. Faytondan inen Şehzade’nin kâhyası onbaşıya yaklaşır ve durumu sorar. Onbaşı, “Padişahın emri var yol kapalı. Başka yerden devam edin!” der. Kâhya, “İyi ya içeride de Padişah’ın oğlu Şehzade Hamid Efendi var, aç yolu da geçelim” diye ısrar eder. Genç onbaşı sinirlenir “Şehzade falan tanımam. Padişahtan başkasını dinlemem buradan geçemezsiniz.” diye esip gürler.
Faytondan bir el belirir ve kâhyayı yanına çağırır. Faytona yaklaşan kâhyaya sessizce şu sözleri söyler; ”Üstelemeyin! Başka yoldan gideriz. Yalnız bu gencin adını kaydedin!”
Bu olay üzerine hepimizin aklına gelen Onbaşının ülkenin ücra bir köşesine sürgün edileceği olmuştur. Ancak böyle olmayacaktır,zira söz konusu olan Şehzade Hamid Efendi’dir. Şehzade aslında bu askere hayran kalmıştır ve onu ileride kendi has kadrolarında istihdam etmek üzere kayıt altına almıştır. Gerçekten de bu genç,2.Abdülhamid Han tahta geçtiğinde saraya çağırılır. Dolmabahçe, Yıldız ve Çırağan Saraylarını koruyan ana karakol komutanlığı onun emrine verilir. İlerleyen yıllarda yükselişi devam edecek ve tarihimizde Yedi Sekiz Hasan Paşa olarak yer edinecektir.
Herkesin birbirini sattığı, dünya malına ve rütbelere tamah ettiği o günlerde, yolu kesmiş, vazifesini yapan genç askerin şu sözleri Şehzade Hamid Efendi’yi kalbinden vurmuştur: “Şehzade falan tanımam, Padişahtan başkasını dinlemem.”
Peki, Paşanın isminde yer alan 7-8 nereden geliyor? Bazı rivayetlere göre; “Paşa okuma yazma bilmediği için adını yazmakta, imzasını atmakta zorlanır. Hasan Paşa’ya, “sen şöyle bir V çiz, yanına da ters V çiz, aralarına çizgi koy, Hasan gibi bir şey olur” denmiş. Bunlar Arap alfabesinde ‘Hasan’ kelimesine yakın bir ses verse de aslında biri 7, diğeri de 8 rakamları imiş. İmzasını 7-8 olarak atmaya başlayan Hasan Paşa’nın adı 7-8 Hasan Paşa olarak kalmış.
Kuru Pastaları ve Kurabiyeleri bağımlılık yapacak kadar lezzetli olan bu fırının ismi ise Beşiktaş’ta o dönemlerde epey sevilen ve bu semtte vakit geçiren 7-8 Hasan Paşa’ya ithafen (belki de korkudan) konulmuş.